Rifat!..
Yedi sekiz yıl mı oldu, yoksa on yılı geride mi bıraktık tam hatırlamıyorum ama hatırladığım tek şey o yıllar öncesindeki bir sergisiyle Rifat’ın bizim resim evrenimize çok çok parlak bir giriş yaptığı ve bir süre ondan beğeniyle, övgüyle söz edildiğidir. Ama sonrasında bir uzunca süre adını sanını pek sık duymaz olduk; nerelerde neler yapar eder pek bilemedik… Derken 2002-2003 mevsiminde yine yıldızı parladı diyebiliriz. Hem de hayhuylu, gürültülü patırtılı ortam arasında. Öyle ki Beşiktaş’ın ve Hüsrev Gerede’nin diplerinde Girgin Piyano ve Sanat Galerisi’nde bir sergisi açıldı, nedir, nicedir hali diye koşturdum. Bırakın benim koşturmamı, ta Fenerbahçe’den Ares Sanat Evi’nin sezgi yeteneği bir hayli yüksek sahibi Duygu Uğur da bu sergiden kendini mahrum etmemek için yolları aşıp gelmişti. Ve beğenisi o kertedeydi ki kendi izleyici grubunun da yararlanabilmesi için sergiden arta kalanları galerisine taşımakta beis görmedi ve görülmemiş bir şekilde işlevi tamamlanmış bir sergiyle yeni bir sergi düzenledi. Düşünün bir galaricinin fedakarlığını ve beğenisinin resimdeki çabasını… Tabii o çabaya değer resimlerin de niteliğini…
Neyse, şimdilik bırakalım bu duygusal anlatımı ve gelelim Rifat’ın çalışmalarına ki ben de peşin peşin nedenli beğendiğimi ifade etmiştim.
Evet, Rifat kanımca ressam içgüdüsüyle doğanlardandır. Hiç eğitiminden söz ettim mi onun? Hayır, zira bilmiyorum ve fazlaca bir önemi de yok sanırım.;Alın bir resmini, inceleyin, kompozisyonunu, rengini, fırçanın kullanılışını, anlatımını, aklınıza daha ne gelirse, ışık gölge dengesine dek, göreceksiniz ki tam bir uyum içinde, tüm dengeler yerli yerindedir. Ölçülü, ama serbest bir anlatımın peşindedir o; renklerinde de asla abartı değil tersine bir doğallık, yalınlık söz konusudur. Üstüne üstlük içtenliğini asla yitirmeden… Peki, neler anlatır dersiniz, olağanüstü bir şeyler değil kuşkusuz, siz, ben, sıradan kimlikler ve olağan durumlar… Kısacası günlük yaşamdan yansıyanlar diyebilirim. İddiasız, büyük büyük söylemler peşinde olmayan fakat resimsel ölçütler hep yerli yerinde…
Kanım o ki Rifat’ın rakibi yine Rifat’dır… Yeter ki o aksatmasın çalışmasını, ya da uzak kalmasın izleyicisinden, zaman onun lehine çalışacaktır, kuşkum yok.
Abdülkadir Günyaz